Sarı Saltuk 1 ; Ehl-i Beyt

Stok Kodu:
9786254087844
Boyut:
135-210-
Sayfa Sayısı:
136
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024-12-09
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
150,00TL
97,50TL
Havale/EFT ile: 92,63TL
9786254087844
732146
Sarı Saltuk 1 ; Ehl-i Beyt
Sarı Saltuk 1 ; Ehl-i Beyt
97.50
Merhaba, ben Ebülhayr Rûmî! Edirne medresesinden, Mütevazı bir müderrisim. Cem Sultan, Sarı Saltuk Baba'yı araştırma görevini, Bana emretmese, tek bir dikili ağacım olmayacaktı. Hayırlı işim kalmamış, ahiretim yanmıştı. Adımı sanımı kimse bilmeyecek, söylemeyecekti. Sen Sarı Saltuk Baba'yı okumaya başlamasan, Seninle tanışmayacaktık. Yüzyıllar sonra seninle şu anda başlayacağımız yolculuk, Cem Sultan'ın gayreti sayesinde hayat buldu. Sarı Saltuk Baba'yı takip edeceğimiz yolculuğa çıkmadan önce, Ben Cem Sultan'ı Babadağ'a, Sarı Saltuk Türbesi'ne götüreyim. Sen de hazırlan, üzerini sıkı kuşan, Sağlam çarıklar giy ayağına. Yemeden içmeden yana tedirgin olma. Cem Sultan saraydan çıkarken, Yedi yıl yetecek kadar yiyecek, Altın ve gümüş ihsan etmiş, Biz ve geride kalacak ailelerimiz için. Bir senin için, bir de benim için; İkişer muhteşem küheylan ısmarlamış. Dinlendire dinlendire, terletmeden, zahmet vermeden, Sıra sıra bineriz atlarımıza. Gezeriz dört bir âlemi. Denizlerin altında, göklerin üzerinde, Hele Kafdağı'nın ardında nice temaşa var… Menuncer, yani cinler padişahı, Hazret-i Hızır, Hazret-i İlyas Peygamber de orada… Su üstünde yürüyüp yer altında sohbete duracağız!
Merhaba, ben Ebülhayr Rûmî! Edirne medresesinden, Mütevazı bir müderrisim. Cem Sultan, Sarı Saltuk Baba'yı araştırma görevini, Bana emretmese, tek bir dikili ağacım olmayacaktı. Hayırlı işim kalmamış, ahiretim yanmıştı. Adımı sanımı kimse bilmeyecek, söylemeyecekti. Sen Sarı Saltuk Baba'yı okumaya başlamasan, Seninle tanışmayacaktık. Yüzyıllar sonra seninle şu anda başlayacağımız yolculuk, Cem Sultan'ın gayreti sayesinde hayat buldu. Sarı Saltuk Baba'yı takip edeceğimiz yolculuğa çıkmadan önce, Ben Cem Sultan'ı Babadağ'a, Sarı Saltuk Türbesi'ne götüreyim. Sen de hazırlan, üzerini sıkı kuşan, Sağlam çarıklar giy ayağına. Yemeden içmeden yana tedirgin olma. Cem Sultan saraydan çıkarken, Yedi yıl yetecek kadar yiyecek, Altın ve gümüş ihsan etmiş, Biz ve geride kalacak ailelerimiz için. Bir senin için, bir de benim için; İkişer muhteşem küheylan ısmarlamış. Dinlendire dinlendire, terletmeden, zahmet vermeden, Sıra sıra bineriz atlarımıza. Gezeriz dört bir âlemi. Denizlerin altında, göklerin üzerinde, Hele Kafdağı'nın ardında nice temaşa var… Menuncer, yani cinler padişahı, Hazret-i Hızır, Hazret-i İlyas Peygamber de orada… Su üstünde yürüyüp yer altında sohbete duracağız!
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat